SİMURG ANKA = Otuz Kuş

Adnan Sezgin | Sivasspor | Galatasaray | UEFA Kupası | maçkeyfi | Turkcell Süper Lig | 05 Mayıs 2008 | Kemal Yonucu

SİMURG ANKA = Otuz Kuş

Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş…

Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg’u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.

Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg’un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg’un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.

Ancak Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı’nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;

Papağan; o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış) :

Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış;

Baykuş; yıkıntılarını özlemiş,

Balıkçıl kuşu; bataklığını.

Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.

Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi “şaşkınlık” ve sonuncusu Yedinci Vadi “yokoluş” ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş… Kaf Dağı’na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.

Simurg’un yuvasını bulunca ögrenmişler ki;

SİMURG ANKA =Otuz Kuş demekmiş. Onların hepsi Simurg’muş. Her biri de bir Simurg’muş.

Simurg Anka’yı beklemekten vaz geçerek, şaşkınlık ve yok oluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.

Evet, bu öyküyü niye naklettim bu bir maç yazısı değil ama Galatasarayın UEFA şampiyonluğundan sonraki durumu ve içlerinde bulundukları bataklıktan çıkabilmeleri için Başkanı, Yönetim Kurulu, Teknik Heyeti, İdari Kadroları ve hepsinden önemlisi FUTBOLCULARIN “ birer SİMURG olmayı göze almadıkça SİMURG ANKA olamayacaklarını ve bataklıktan çıkamacaklarını anladılar” ve kendi külleri üzerinden yeniden doğdular.

Herbiri birer efsane kuş SİMURG olan herkese, sanıyorum sadece saygı duymak gerekiyor,


galatasaray’in milli takimi !

Adnan Sezgin | Denizlispor | Feldkamp | Galatasaray | maçkeyfi | UEFA Kupası | Turkcell Süper Lig | 26 Mart 2008 | Kemal Yonucu

 

GALATASARAY ’IN MİLLİ TAKIMI !

2 gün önce Beşiktaş’ın mağlubiyeti, 1 gün önce Fenerbahçe’nin galibiyeti, belli ki Galatasaray’ı stres’e sokmuş. Genellikle rakiplerinden sonra oynamak ve onların maç neticesini bilmek sanki bir avantaj gibi değerlendirilir. Gel gör ki bu durum Galatasaray’a yaramadığı gibi telaşlanmasına yol açarak, dezavantaja dönüştü diyebiliriz. Puan durumundaki yeri nedeniyle Denizlispor oldukça rahatlamış ve bu rahatlığını Galatasaray karşısında avantaja çevirdi. İlk yarı devamlı ayağa top oynayarak, topun kendisinde kalmasını sağladı. Böylece Galatasaray’a oyun imkânı vermedi.

Galatasaray Hagi’den sonra 10 numara sorunu yaşıyor, bu sene bunu çözmek için çok ciddi bir yatırım yaparak Lincoln’ü transfer etti, ama problemi çözemediği gibi hem teknik hem de maddi olarak büyük bir yükün altına girdi. Aslında Lincoln kronik sakatlıkları ve asi yapısı bilinerek transfer edildi, O da bu bilinenleri haksız çıkarmayacak şekilde davrandı, her şey olması gerektiği gibi oldu.

Yani Lincoln yoktu yine yok. Bundan sonrasını da böyle düşünmek gerek.

Her mevki için yaklaşık 2 oyuncu var iken Lincoln’nün alternatifi yok. Peki devre arasında en az Lincoln kadar futbol kumaşı iyi olan Yusuf transfer edilmiş olsa idi kötümü olurdu?

Hatırlarsanız Denizli’de oynanan Denizlispor-Galatasaray maç’ından sonra Yusuf Milli Takıma çağrıldı, üstelik maliyet olarak da Lincoln’e göre komik bir bedel ödenirdi.

Bu transfer şampiyonluk yolunda Galatasaray’ın elini kuvvetlendirir, önünü açardı diye düşünüyorum.

Bu maçta’da Galatasaray kendi Milli takımını çıkardı. Yabancılardan sadece Nonda var. O da yedek kulübesinde. Bu Adnan Sezginin tez konusunu haklı çıkarıyor.

Şöyle ki, bugün Galatasaray Şampiyonluk yoluna halen devam edebiliyorsa bunun sebebi doğru yerli oyuncu transferi yapılmış olmasında yatıyor. Ve aklımıza şöyle bir soru takılıyor

“Yabancı oyuncu transferini de aynı isabetle yapabilmiş olsa idi bugün Turkcell Süper Lig’inde ve UEFA kupasında yeri ne olurdu? ”

Birinin bu soruya cevap vermesi gerekiyor.

Öyle değil mi Sayın Sezgin ?

Her olay tez konusu olabilir ama her tezden olumlu sonuç çıkmaz.

Sizinkilerde olduğu gibi! Son olarak Barussa vakası.

Maç hakkındaki düşüncelerimize gelecek olursak, Sayın Akcan maç’a olması gereken bir kadro çıkardı ve ikinci yarıda yaptığı değişiklikler ile maç’ı lehine çevirmesini bildi. İkinci yarıda ciddi bir baskı yaratıldı ve bu baskı dan kalecide nasibini aldı.

Gol kalecide yaratılan konsantrasyon kaybı sonucunda oldu.

İddia ediyorum Ahmet Akcan takımın başında olursa Galatasaray şampiyon olur. Çünkü Sayın Akcan Sayın Kalli gibi takım üstünde gereksiz gerilim yaratacak disiplin gösterilerinden ve yıldız oyuncu düşmanlığından kaçacak.

Bu durumda yıldızlar daha özgür bir ortam bularak performanslarını üst düzeye çıkartarak daha fazla sorumluluk alacaklar.

Bu da takim üstünde olumlu bir sonuç yaratacak.


KORKU DAĞLARI BEKLER!

Alex de Souza | Hakan Şükür | Fortis Türkiye Kupası | Adnan Sezgin | Feldkamp | Galatasaray | Ali Sami Yen | maçkeyfi | 04 Şubat 2008 | Kemal Yonucu

KORKU DAĞLARI BEKLER!

Kendinizi uçurumun kenarında hissederseniz düşmemek için ne bulursanız, tutunmaya çalışırsınız. Bu bir korku psikolojisidir. Artık özgüveninizi kaybetmişsinizdir, akıldan çok reflekslerinizle hareket etmeğe başlarsınız, güvenlik ve korunma isteği ön plandadır.

Dünkü maç, böyle bir korkunun sahaya yansımasıydı.

Galatasaray, istekliydi daha çok mücadele etti, gole daha çok yaklaştı hatta girilen pozisyonlar gole dönüştürülse fark bile olabilirdi. Buna karşılık Alex’in şutunu saymaz isek, rakibine sadece bir pozisyon verdi.

Bu istatistik, genel durumu yani “KORKU” durumunu değiştirmiyor.

Bunu nereden anlıyoruz! Sayın Kallinin kodlarını çözerek! Yazının devamı »


ÖRUMCEK ADAM ANKARAGÜCÜ’NE KARŞI !

Alex de Souza | Ankaragücü | UEFA | Kezman | Adnan Sezgin | Galatasaray | Fenerbahçe | Feldkamp | Turkcell Süper Lig | 29 Ocak 2008 | Kemal Yonucu

ÖRUMCEK ADAM ANKARAGÜCÜ’NE KARŞI !

Korku filmlerinde hepimizin bildiği bir sahne vardır. Yağmurlu, fırtınalı bir gece de, evde yalnız kalan kadın ya da çocuk ürkütücü, garip sesler duyarak yatağından kalkar ve elinde fenerle ses’in geldiği yere doğru yönelir. Bu gerilim anı, tüylerimizin diken diken olmasına sebep olur. Filmin kötü adamı, yüzünde maske ve elinde ki kesici alet ile aniden karşısına çıkarak kurbanını kovalamaya başlar, kurbanın enerjisinin bittiği ve malum sonucun yaklaştığı anda kahramanımız bir anda ortaya çıkar ve kurban’ı tehlikeden kurtarır.

<!–[if !vml]–><!–[endif]–>Evet çok fantastik bir giriş oldu.

Evet bu bir film eleştirisi değil ve bu platformda kültür ve edebiyat platformu hiç değil bunu biliyorum.

Ama bunları hatırlamadan ve hatırlatmadan dünkü Mehmet Topalı anlatmak mümkün değildi. Film kahramanımız her başı sıkışanın yardımına gitti. Bazen birden fazla olduğunu düşündürtecek kadar, aynı anda farklı yerde olabiliyordu. O yardım ve mücadele etmekten yorulmadı biz onu takip etmekten yorulduk. Gerçekten bacaklarını örümcek adam gibi her yere uzatıyordu. Kendisine yakıştırılan ÖRUMCEK ADAM ismini boşuna almadığını gösterdi.

Yazının devamı »


Vay Anasını Sayın Seyirciler (2)

Adnan Sezgin | akarlidag | Emre Atasoy | George Best | Vay anasını sayın seyirciler | Galatasaray | 19 Eylül 2007 | akarlidag

wordpress’in başına gelenlerden sonra nerde kalmıştık? Mackeyfi.com ekibi olarak ilk duyduğumuzda “vay anasını sayın seyirciler” tepkisini verdiğimiz olayları, anektodları, pek kimselerin bilmediği ilginç detayları sizlerle paylaşacaktık. Buyrun öyleyse…

 Bu defaki konumuz Galatasaray Sportif A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin. Malumunuz Sn. Sezgin futbolun içinden gelen bir isim. Zamanında Ankaragücü’nde Erman Toroğlu’yla yanyana oynamışlığı vardır kendilerinin. Erman Toroğlu’nun takım arkadaşı olmak haber değeri pek de yüksek bir bilgi değil farkındayız. George Best’in de takım arkadaşıydı dersek değerimiz artmaz mı sizce de ? Şimdilerin güzide yöneticisi Sezgin, bir zamanlar Amerika’da San Jose Earthquakes takımında top koştururken İngilizlerin efsanesi George Best’in de yolu aynı takımdan geçmekteydi. Dünya ne kadar küçük değil mi?

Bu haberi vay anasını yerine “Atma Recep Din Kardeşiyiz” nidasıyla karşılayan okurlarımız için hemen hedef gösterelim. Değerli okurlarımız haberin kaynağı Galatasaray Dergisi yazarlarından Sn. Emre Atasoy’un araştırmacı kişiliğinin ta kendisidir. Müessesemizin hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır.