İstemek

Fenerbahçe | Galatasaray | maçkeyfi | 28 Nisan 2008 | akarlidag

Uzun süredir derbide bir tarafın rakibi karşısında bu kadar ciddi bir üstünlük kurduğuna şahit olmamıştım. Galatsaray’ın maça baskılı başlayacağını bilmeyen yoktu. Ama baskının bu kadar uzun süreceğini ve Fenerbahçe’nin bunun altından kalkmak için hiçbir şey yapamayacağını tahmin etmek zordu.

Galatsaray sağlam bir orta saha ve çift forvetle maça başlayarak bu maçı kazanmayı ne kadar istediğini de söylüyordu aslında. Fenerbahçe’nin en önemli özelliği hazırlık pasları ve kanatlardı. Galatsaray rakibinin pas trafiğini bozarak aslında tüm oyun kurgusunu da bozmuş oldu. Her topa basarak, gerekirse faul yaparak Fenerbahçe’nin oyunu sete yaymasını engellediler. Fenerbahçe’de Gökhan ve Uğur tek başlarına kalınca kanatlar da çökmüş oldu. Kazım gerçekten çok kötüydü. Deivid hiçbir varlık gösteremedi.

Galatsaray orta sahası bu kadar baskılı oynarken, Fenerbahçe’de Maldonado ayağına gelen her topu yanındaki arkadaşına ya da geriye oynayarak rakibinin emeğine yağ sürdü. Aurelio ise kendini sakınmaktan bir türlü futbola dönemedi.

Fenerbahçe’de kadro terchinde Zico’nun hataları vardı. Belki taktikte de. Fenerahçe’nin bu kadar mahkum oynaması ve bu durumu değiştirmek için hiçbir çaba harcamamasıdır asıl değerlendirilmesi gereken. Sonuçta Sevilla maçında dün gecekinden çok daha fazla bir baskıyla karşılaşmışlardı. O maçta da ilk golü hatta ikinciyi yemişlerdi. Ama orada durumu kabullenmemek vardı, kazanma arzusu vardı, azim vardı.

Dün gece kazanmayı isteyen taraf da, galibiyeti hak eden taraf da Galatsaray’dı.


Baskı

maçkeyfi | 13 Nisan 2008 | akarlidag

Galatasaray:1 Trabzonspor:0

Maçın ilk 10 dakikasını izledikten sonra tarihi fark olabilir dedim kendi kendime. Galatsaray rakip ceza sahasında inanılmaz bir baskı kurmuş Trabzonspor kalecisi Tolga 2 topu elinden kaçırmştı o dakikaya kadar. Bu baskı maçın ilk yarım saatinde Galatasaray’a sayılamayacak kadar çok gol pozisyonu getirdi. Trabzonsporlu futbolcular ayaklarına aldıkları her topu rakibe kaptırınca gol yememeye duacı oldular.

İlk yarım saatten sonra Galatsaray’ın yorulmasıyla birlikte Trabzonspor oyunu dengemeye başladı. Umut ve Yattara’yla topu ileriye taşımaya çalıştılar fakat ikisi de bencilce oynadı. İkinci yarı daha dengeli bir oyun oynandı. İlginçtir ki Galatasaray golü bu bölümde bulabildi. Galatsaray’da özellikle Arda canı ne yapmak istiyorsa rahatça yapaildi. Trabzonspor’da hiçbir oyuncu O’nu durdurmayı başaramadı.

 Trabzonspor’un bu futbolla iş gerçekten çok zor. Çok fazla pas hatası yapıorlar, oyuna konsantre olamıyorlar, maça asılmıyorlar. Birbirlerinden kopuk oynuyorlar. Sadece yabancı transferiyle problemlerini çözebilecekler mi emin değilim açıkçası.

Hiçbir takım Galatasaray’a bu kadar rahat oynama şansı vermez. Hele de İBB. Haftaya İBB ardından Fenerbahçe maçları Galatasaray için zor geçecektir 


Önemli Bir Avantaj

Fenerbahçe | 03 Nisan 2008 | akarlidag

Kabul edelim ilk yarı kötü bir Fenerbahçe izledik. Gökhan ve Carlos’un olmayışı kanatların her zamanki gibi işlemesini engelledi. Uğur Boral sol kanattaki etkinliğinden uzaktı. Deivid, Önder’i sağ kanatta çok yalnız bıraktı. Kısa, ayağa paslarla rakip ceza sahasına sızan Fenerbahçe’yi Chelsea ceza sahasına pek de yaklaştırmadı. Bir de kendi kalelerine gol atınca oyun Chelsea’nin istediği hali almaya başladı.

Bu yılki Fenerbahçe’nin geçmiş dönemlerden en büyük farkı, geriye düşse de mücadeleyi bırakmaması. Elde ettiği başarılarla yetinmemesi. 2 yıl önce olsa 13. Dakika Chelsea’ye karşı 1-0 yenik düşen Fenerbahçe 2. Golü de 3. Golü de yerdi. Ama artık pes etmemeyi öğrendiler. Kendilerine olan güvenlerini asla kaybetmiyorlar.  Belli ki Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale çıkmak Onlar için yeterli değil. Tüm futbolcuların yarı finale yükselmeyi akıllarına koymuş olduklarını gördük dün gece.

Fenerbahçe ikinci yarıda daha derli topluydu. Özellikle beraberlik golünü bulduktan sonra kontrolü ellerine geçirdiler diyebiliriz. Çok güzel bir vuruşla Deivid yine golünü attı ve yine takımını galibiyete taşıdı. Zico aksayan sol kanadı Deivid’le takviye ederken, Beşiktaş maçında iyi bir performans gösteren Kazım’ı sağ kanada alarak Fenerbahçe’nin kanatlarının tekrar canlanmasını sağladı. Volkan’ın olağanüstü performansı da eklenince Şampiyonlar Ligi’nin yegane sürprizine imzalar atılmış oldu.

Maç öncesi en büyük korkum Chelsea’nin kontrollü oyunuydu. Sevilla gibi düşüncesizce saldırmıyorlar, defansı her daim sağlam tutuyorlar. Kezman’ın rövaşatasında kalenin içinde kaleci hariç 3 Chelseali futbolcu olması da bunun en güzel örneğiydi dün gece.

Fenerbahçe bir kez daha çok büyük bir başarı elde etti. 2-1’lik galibiyet kesin turu getirir diyemeyiz ama önemli bir avantaj olduğu da inkar edilemez.